Uzmanlara Danışın
1000 sola karakterler

Endometriozis: Diyetinizin Faydası Olabilir Mi?

Endometriozis: Diyetinizin Faydası Olabilir Mi?

Endometriozis dünya çapında 176 milyon kadını etkiliyor, fakat henüz etkin  bir tedavi yöntemi mevcut değil, bilinen bir nedeni yok ve tedavi sınırlı.  Diyetisyenimiz Orla Walsh, gıdaların bu durum üstündeki etkilerini inceliyor.

İrlanda'da yaklaşık 150.000 kadının bu durumdan muzdarip olduğu düşünülüyor.

Endometriozis, teşhisi yıllar sürebilen, ağrılı bir hastalıktır ve birçok kişinin ciddi ağrılar yaşamasına, dermansız kalmasına ve bazen infertil (kısırlık sorunu) olmasına neden olur.

Bazı istatistikler, çoğu hastanın 25-40 yaşları arasında teşhis edildiğini ve kadınların yaklaşık  %10'unu etkilediğini göstermektedir. Maalesef bu durum için hiçbir tedavi mevcut değildir ve belirtiler gebelde ağrı kesici ilaçlar, hormon ilaçları veya ameliyatlarla tedavi edilmektedir.

Endometriozis Nedir?

Endometriozis, endometriyum parçalarının rahmin dışında bulunmasıyla oluşur. Bu dokular fallop tüplerinde, yumurtalıklarda, mesane (idrar kesesi), barsak, vajina veya rektumda (kalın barsakta) büyüyebilirler. Bu endometriozis hücreleri, rahimde olduğu gibi davranırlar. Adet döngüsü boyunca hormon döngüsüne yanıt vererek büyüme gösterir ve gebelik olmadığında dökülerek kopar. Rahmin dışında büyüdüğünde o bölgede hapsolur ve vücudu terk edemez. Bazı kadınlarda belirti görülmemektedir, bazılarında ise bu süreçte ciddi ağrılar yaşanır. Sıkça görülen belirti, özellikle karnın alt bölgesinde, pelvis veya bel altındaki ağrıdır. Bu durum doğurganlığı da etkilediğinden, bazen hasta hamile kalmaya çalışırken teşhis edilir..

Daha sık görülen belirtiler

* Ağrılı adet dönemi

* Yoğun kanamalı adet dönemi

* Alt karın, pelvis veya bel altındaki ağrı

* Ara kanama

* Gebe kalmada zorluk

* İlişki sırasında ağrı

Olabilecek diğer belirtiler

* Rektumdan kanama

* Barsakta tıkanmalar

* İdrar yaparken rahatsızlık hissi

* Öksürme sırasında kanama (endometriyozisin durumuna bağlı olarak)

ENDOMETRİOZİS VE DİYET

Diyet ve endometriozis ilişkisini incelemek literatürdeki veri azlığı sebebiyle zorlayıcıdır. 2006'da literatürün sistematik olarak gözden geçirilmesi, ikisi hayvanlar üzerinde yapılmış dört deneme ile sınırlıydı. O zamandan beri konuyla ilgili 16 çalışma daha ortaya kondu. Bunun birçok nedeni vardır. Endometriozis invazif bir yöntem olan laporoskopi (kapalı operasyon) ile teşhis edilmektedir. Bir bütün olarak, bu durumun farkındalığı çok az ve çok sayıda kadına tanı konulamamaktadır. Bu durum, tedavi seçenekleri ve rekürrens oranlarıyla birleşince, çalışma yapılması daha zor hale gelmektedir. Bununla birlikte, diyetin endometriozis üzerinde hiçbir etkisi olmadığını söylemek mümkün değildir. Aslında, bazı kadınlar endometriozisi beslenme düzenlerini modifiye ederek tedavi ederken çok olumlu sonuçlar almaktadır.

Beslenmedeki Yağ Alımının Önemi Ne?

2013'te diyet ve endometriozis arasındaki ilişkiyi araştıran  çalışmalar için sistematik bir araştırma başlatıldı. Bu, diyet ve endometriozis riski arasındaki bağlantıyı araştıran mevcut en büyük araştırmaydı ve endometriozis için değiştirilebilir bir risk faktörünü tanımlayan ilk prospektif çalışmaydı. Bu çalışma, diyetteki toplam yağ miktarının önemli olmadığını, ancak yenen yağ türünün önemli olduğunu ileri sürdü. Diyetinde yüksek miktarda omega-3 tüketen kadınlara endometriozis tanısı konulma olasılığı 22 kat daha düşükken, trans yağ tüketenlerde  risk 48 kat daha fazlaydı. İlginç bir şekilde, omega-3 yağını içeren ürünler, mayonez ve salata sosları, bunu takiben yağlı balıklar, örneğin somon ve uskumruydu. Trans yağlar, sıvı bitkisel yağların, hidrojenasyon yoluyla katı yağa dönüştürülmesiyle üretilir. Bu çalışmada trans yağların başlıca kaynakları, kızarmış restoran yiyecekleri, margarin ve krakerlerdi.

İlginç bir şekilde, farklı bir araştırmada, balık yağı tüketiminin, ağrı üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu görüldü; bu, yağın rolünün riskin ötesine geçtiğini gösteriyordu.

Yenmesi gerekenler: Uskumru, somon, sardalya ve taze ton balığı gibi yağlı balıklar.

Uzak durulması gereken yiyecekler:  İşlenmiş gıdalar ve kızartılmış gıdalar.

SÜT ÜRÜNLERİNİN ROLU NE?

Süt ürünlerinin  tüketimi artırıldığında endometriosiz gelişme riskinde azalma olduğunu bildiren birkaç çalışma bulunmaktadır. Bir çalışmada, her gün üç kereden fazla süt ürünü yiyen veya içen kadınların, günde iki porsiyon yiyip içenlere göre endometriozis tanısı alması olasılığı 18 kat daha düşük bulunmuştur.

 Birçok kadın, her gün süt alımının gereksinimlerini yeterli ölçüde karşılamamaktadır, bu durum çoğu kişinin günlük hayatında yapması gereken bir değişikliktir.

Yenmesi Gereken Yiyecekler: Süt, yoğurt ve peynir.

VİTAMİN D

D vitamini birçok farklı durum ve hastalıklarla ilişkilendirilmiş, bu da onu daha yaygın olarak tartışılan mikrobesin öğelerinden biri yapmıştır. En yüksek D vitamini seviyesine sahip kadınların en düşük seviyedeki kadınlara göre 24 kat daha düşük endometriozis riskine sahip olduğu gösterilmiştir.

İlginçtir, birkaç gözlemsel çalışmada, in-vitro fertilizasyon (kısırlık) tedavisi gören kadınların yeterli D vitaminine sahip olduklarında daha iyi bir sonuç aldıkları bildirdi. Bu durumun D vitamininin endometrium üzerindeki olumlu etkisinden olduğu düşünülmektedir.  Bir çalışma, D vitamini tedavisinin düzeldiğini göstermektedir. Bununla birlikte, birden fazla çalışmada, yüksek D vitamini alımının endometriozise karşı koruyucu olduğu gösterilmiştir.

 Yenmesi Gereken Yiyecekler: Yağlı balık, yumurta ve mantar.

YÜKSEK ANTİOKSİDAN DİYET

Endometriozisli kadınlarda oksidatif stres tespit edilmiştir. Endometriozisi olan 83 kadın ve endometriozisi olmayan 80 kadının diyetlerini değerlendirmek için Gıda Frekans Anketi kullanıldı.

Endometriozis olanlar da daha sonra iki gruba ayrıldı ve bir gruba dört ay boyunca antioksidan diyet verildi. Yüksek antioksidan diyette günlük olarak, yeterli miktarda  vitamin A , vitamin C ve vitamin E mevcuttu.

Oksidatif stres ve antioksidan belirteçler her ay tespit edildi. Endometriozisli kadınların genel olarak antioksidan alımının daha düşük olduğu bildirildi.  Bununla birlikte, yüksek antioksidan diyet alımını takiben  iki ay içinde, hastaların, vitamin konsantrasyonları ve antioksidan enzim aktivitesinde artışın yanı sıra oksidatif stres belirteçlerinde de azalma tespit edildi. Bu durumun, endometriozisli kadınların semptomlarını iyileştirip iyileştirmediğini görmek için araştırma yapılması gerekmektedir.

Yenmesi gereken yiyecekler: Kuruyemiş, tohum, otlar, baharatlar ve çilek

KAFEİN ALIMINI AZALTMANIN FAYDASI OLUR MU?

İnternet, endometriozis üzerine araştırmalarla desteklenmeyen bir açıklama ile çalkalanıyor. Endometriozisli hastalar için ortak öneri kafein alımını azaltmaktır. 2014 yılında endometriozis ile kafein arasında herhangi bir bağlantı olup olmadığını görmek için bir meta-analiz yapıldı. Endometriozisli toplam 1.407 kadınla yürütülen sekiz çalışma mevcuttu. Kahve ya da kafein ile endometriosiz riski arasında bir ilişki olduğuna dair herhangi bir kanıt bildirmedi.

TAKVIYE EDICI BESIN DESTEĞI

2016'da yayınlanan ve 27  araştırma içeren sistematik bir derleme,  takviye gıdalar ve dismenore (ağrılı adet) arasında herhangi bir ilişki olup olmadığını görmek için araştırıldı. 27 çalışma, çok sayıda araştırma yapılmış izlenimi oluştursa da, bu çalışmalara sadece 3101 kadın katıldı. İlginç bir şekilde bu çalışmaların 22'si İran'da yapılmıştır. Yapılan değerlendirme, dismenore için herhangi bir takviye edici besin desteği etkilnliğini destekleyen yüksek kaliteli kanıt bulunmadığını ve bu konudaki güveniliriliğin eksik olduğunu bildirdi.

Takviye edici besin desteği: Takviye edici gıdalarla ilgili güvenilir kanıt mevcut değildir.

GLUTENSİZ DİYET

Kasık ağrısı, kadınların %4-39'unu etkiler ve tüm jinekoloji poliklinik ziyaretlerinin %10 ila 40'ını oluşturur. Glutensiz diyet uygulanmasının endometriozis ile ilişkili ağrı ve yaşam kalitesi üzerinde herhangi bir etkisi olup olmadığını görmek için retrospektif bir çalışma yapılmıştır. Ağır endometriozis ilişkili ağrısı olan 214 hasta bu çalışmaya dahil edildi. Glutensiz diyetle geçen bir yıl sonrası (%75) çoğu hasta ağrı açısından istatistiksel olarak önemli ilerlemeler bildirdi. Kadınlardan hiçbirisi ağrının kötüleştiğini bildirmedi. Genel sağlık algısı, canlılık, sosyal işlevsellik ve zihinsel sağlık da dahil olmak üzere diğer konularda da gelişmeler kaydedildi. Bu nedenle, glutensiz bir diyet, ağrılı endometriozisi olan kadınlarda düşünülmelidir.

Yenmesi gereken yiyecekler: Patates, pirinç, kinoa, tatlı patates, parsnip, kabak.

 

Kaçınılması gereken gıdalar: Buğday, arpa ve çavdar.

DÜŞÜK FODMAP DIYETI

Endometriozisi olan kadınlar, sıklıkla irritabl bağırsak sendromuymuşçasına (IBS) yanlış teşhis edilir. Bunun sebeplerinden biri, viseral hipersensitivitenin her iki koşulda da görülmesidir. IBS tanısı alan 160 kadın,(% 36'sında eşzamanlı olarak endometriozis mevcut) içeren retrospektif bir çalışmada, cinsel ilişki sırasında ağrı, yansıyan ağrı, menstruasyon sırasında kötüleşen barsak semptomları ve ailede endometriozis öyküsü eş zamanlı endometriozis ile ilişkili bulunmuştur. 1 ay boyunca düşük FODMAP diyetiyle beslenen kadınların %72'si barsak semptomlarında enaz % 50 iyileşme gösterdi yani düşük FODMAP diyetinin bağırsak belirtileri ve endometriozisli kadınlarda etkili olduğu görülmektedir.

Yenmesi Gereken Yiyecekler: Muz, kivi, portakal, salatalık, domates, biber, kabak, ıspanak, marul, havuç, limon

Kaçınılması gereken gıdalar: Soğan, sarımsak, elma, armut, kereviz, karnabahar ve şeftali.

EMZİRMEYLE TEKRARLAYAN ENDOMETRİOZİSİN AZALTILMASI

Daha uzun süre boyunca emziren kadınların , endometriozis tanısı alma riski önemli ölçüde azaldı. Bir araştırmada annelerin her gebeliğinde fazladan üç ay emzirmesiyle  endometriozis riskinde 8 puan düşüş olduğunu tespit edildi. Emziren kadınlar için, emzirme süresine eklenen her üç ayda 14 puan düşüş vardı. Araştırmacılar bir kadının tüm ömrü boyunca, gebeliklerinde yalnızca 18 ay veya daha fazla emzirdiğinde endometriozis tanısı alma riskinin yaklaşık 30 puan daha düşük olduğunu tespit etti. Azalmış riskin bir kısmını, bir kadın emzirirken doğal olarak ortaya çıkan mesntrüasyon yokluğu oluşturuyor olabilir. Bununla birlikte endometriozis gelişmesine karşı korunmanın tek çaresi bu değildir.

 

Kaynak: independent.ie

Çeviren: Dr. Ezgi DARICI

 

 

Bu site Endometriozis ve Adenomyozis Derneği tarafından ülkemizde hastaların bilgilenmesini için hazırlanmış bir kaynak site bulunmadığı dikkate alınarak, halkımızın endometriozis konusunda bilgilendirilmesi amacıyla oluşturulmuştur.

http://www.endometriozisdernegi.org


Sosyal Kanallarımız